Büyük Veri Tanrıdır -11-

İşleri hallettim. Sabah erkenden kalkıp Nicolas’ın bana gönderdiği uçarmasayı çalıştırdım. O gün Sally’nin son sınavı olacaktı ve öğleden sonra buluşuncaya kadar tüm işleri bitirmek istiyordum. Bilgisayarı açıp, tüm yazılımı inceden inceye gözden geçirdikten sonra, kafamdaki plana göre içeriği yeniden düzenledim. Öğlene kadar hiçbir şey yemeden tüm vaktimi ona harcamak zorunda kalmıştım. Sonra yanıma cep telefonumu... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -10-

İşler düzelecek gibi değildi. Melanie’nin Paris’te yaşadığı adrese ulaştım ama Pinkdose’un en az üç dört ay daha içerden çıkamayacağını öğrendim. Nicolas’ı alt etmenin yolunu hala bulamamıştım. En azından hiçbir şeyden habersiz küçük sevgilim Sally’le iyi anlaşıyorduk. Bugol’deki ikinci günüme biyolojik saatim henüz uyum sağlamadığı için çok erken başladım. Sabahın köründe gözlerimi açtım ve tüm çadırın... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -9-

İşler içinden çıkılmaz bir hal aldı. Pinkdose’un kefaletle serbestlik başvurusu reddedildi. Fernando’nun bir kilise bakım evinde yattığını ve Melanie’nin Fransa’da bir yerlere gitmiş olduğunu öğrendim. Yetmezmiş gibi, Nicolas’ın ne kadar tehlikeli bir psikopat olduğunu gözlerimle gördüm ve Sally’i nasıl koruyacağımı bilmiyordum. Nicolas’ın sürpriz ziyaretinden sonraki günü, yüzümdeki yara bereyle ilgilenerek ve Nicolas’tan veya belki Jack’ten... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -8-

İşler iyice boka sardı. Melanie ortadan kayboldu. Pinkdose yeniden çıldırdı ve Jack’le bağlantım kesildi. Sally’nin sınavlara hazırlanması gerektiğinden bir haftadan fazla görüşemeyecektik. Pinkdose’la konuştuktan sonraki iki günü eski günlerimdeki gibi aylaklık yaparak geçirdim. İlk günü evden çıkmadan, sağı solu toparlayarak harcadım ve evi dağınıklıktan dolayı devasa haşaratların sardığını keşfettim. Birkaç siyah çöp naylonu gereksiz ıvır... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -7-

İşler tekrar yoluna girdi. Julia’nın Oliver’i terk ettğini öğrenmem onlara duyduğum hıncı dindirdi. Sally’le her geçen gün daha iyi anlaşıyoruz. Pinkdose’u sakinleştirmeyi başardım. Ama şu Nicolas denen adamı bir türlü çözemedim. Oliver’in dairemi bastığı gecenin sabahı, Sally bana sürpriz yapıp geldi. Kapıyı açtığımda onu, tüm hatlarını ortaya seren sıkı bir bluzun içinde gördüm. Yine sarı... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -6-

İşler yine sarpa sardı. Melanie’nin Pinkdose’u kazıkladığını ve Fernando adında göçmen bir adamla yaşadığını öğrendim. Jack’in gönderdiği yeni görev aşılmaz bir dağ gibi karşıma çıktı. Şu eşcinsel yazar yasadışı örgüte yardım suçlamasıyla gözaltına alındı. Adamın gözaltına alındığı görüntüleri boy, boy ekrana yansıdı; kapana sıkışmış bir hayvan gibi nefretle bu işi yapanlara bağırıyordu. Oliver götü evimi... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -4-

İşler yoluna girdi. Yeni işime başladım; dilediğim yer ve zamanda çalışamam serbestti. Sally beni daha sık ziyaret ediyordu. Gittikçe birbirimize alışmaya başladık ve Julia da aklımı kurcalamıyordu. Jack Nicks’in beni ziyaret ettiği günün ertesi günü sabah özel kuryeyle bir kutu aldım. Sally olmadığı için kahvaltı hazırlamakla ve kafamda yeni işin nasıl olacağını düşünmekle meşguldüm. Üçüncü... Continue Reading →

Büyük Veri Tanrıdır -3-

İşler çok garip bir hal aldı. Berbat geçen ilk iş görüşmemin ertesi günü SNM firmasından olduğunu tahmin ettiğim gizemli bir adamdan iş teklifi aldım. Barda tanıştığım sarışın fıstık, adı Sally, gerçekten de reşit değilmiş. Şehrin psikopat katilleriyle dolu hapishanesinde en az on yıl sabah akşam düzülmemek için kıza yol vermek zorunda kaldım. Dahası, Jefry’den Julia’nın... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑