Kazan’da bir güz sancısı -1-

  Regina`a saygıyla, 12/10/2014 IQ cafe, KAZAN ... Her Pazar sabahı, aksatmadan çıktığım yürüyüşlerden biriydi. Sağlıklı yaşam için falan yürümüyordum; henüz on yedi yaşındaydım ve abartısız lise futbol takımının en hızlı sağ açığıydım. Sadece, kendimle baş başa kalmayı seviyordum ve kalabalıklar içinde yalınız kalmaktansa, kendimle yalnız kalmayı daha çekilir buluyordum, hepsi bu! Ekim ortalarıydı. Kaban... Continue Reading →

Reklamlar
Featured post

kısa bir anı…

Ankarada soğuk bir gündü. Kasımdı sanırım. Şirketten bir grupla kursa gönderilmiştik. O cuma akşamı, kaldığımız otel odasında tembellik yapıyorduk. Ben hava güzel olmadığı halde, haftasonunu geçirmek için Amasra'ya gitmeyi planlıyordum. Diğer bir kaç arkadaşsa gündüzden beni pavyona davet etmişti. Behsat Ç. dizisinden sonra her zaman pavyona gitmeyi istemişimdir. Ama kafama hamsi tava yemeyi koymuştum bir... Continue Reading →

Featured post

cafe orient…

It was a usual day for Eva. When morning sun was shining behind the windows of Cafe Orient; she was cleaning the coffee machine heavily with a dry textile. She was so busy and full of thoughts that she could not notice, how an old man entered in and sat on a chair, near the... Continue Reading →

Featured post

An autumnal pain in Kazan -2-

... Three weeks past in the blink of an eye. During this time, our relationship had a stable tempo.  We started to walk together after the school until the bus stations. We were walking down the Yapeyeva Street and arriving at Lenina Garden. After watching the swans preparing for winter in the black lake covered... Continue Reading →

An autumnal pain in Kazan -1-

Respects to Regina 12/10/2014 IQ Café, Kazan It was one of my regular Sunday walks. I was not walking for a healthy life or something like as. I was 17 and without boasting, I was the fastest right wing player of high school`s football team. Just only, I liked to be on my own and... Continue Reading →

What I chose for you today… -2-

1- Bulat Okujava Monument, Old Arbat, Moskow, Russia 2- Street Food, Bologna, Italy 3- Slums, Izmir, Turkey 4- Bangkok Art and Culture Centre, Bangkok, Thailand  5- Mini Museum, Gamcheon Cultural Village, Busan, Korea 6- Singer Cafe, Saint Petersburg, Russia 7- Baby Budha, Cheongyeonam Hermitage, Busan, Korea 8- Street Food, Kazan, Russia All those above are... Continue Reading →

What I chose for you today… -1-

1- Pigs` Heads, Haedong Yonggungsa Temple, Busan, Korea 2- Sunset in Alsancak, Izmir, Turkey 3- Korean Garden, National Park, Chiang Mai, Tthailand 4- Suffering Stone, Karpasia, North Cyprus 5- Latin night by the Moskva River, Moskow, Russia 6- Colourful Tires, Bologna, Italy 7- Love Locks, Kazan, Russia 8- Street Art, Belgrade, Serbia All above are... Continue Reading →

Kurai Yelga… Öykü

Kama Nehri Kıyısında kitabından alıntıdır... Ne domates fidelerini pencere önüne dizmekte olan Raphael ne de son yağmurlarla asfaltsız yolu çamur deryasına dönmüş Kurai-Yelga köyü bu ziyarete hazır değildi. Olga, köyün çam ağaçlarını çılgın gibi sallayan rüzgâra yakın bir hızla, gıcır AUDI’sinden indi, uzun topuklarının çamura saplanmasına ve köyün geniz yakan is kokusuna aldırmadan, bahçe kapısını... Continue Reading →

Chiang Mai Memories…

Sunset in Chiang Mai, on ancient water channel by the old city walls... Pink dotted small Thai elephants... can be seen all around the country... They love bananas... Never ending Street parties with lots of light parades all along the night...  Mottos are written on anything to surprise you while having a walk on streets... Yes,... Continue Reading →

Olga ile sohbetlerden… notlar…

... “Eğer ölürse ne yapacağımı bilmiyorum.” “…” “Küçük bir kızken beni kızağımla çektiğini hatırlıyorum. Hızlı gitmesi için ona bağırırdım. O da nefes nefese kalana kadar koşardı. Soğuktan yanakları kıpkırmızı olurdu. Alnına düşen perçemleri kar taneleriyle bezenirdi. Güzelliğine hayran kalırdım.” “…” “Bana daha üç yaşımdayken buz pateni öğrettiğini de hatırlıyorum. O zamanlar babamın içki içip evi... Continue Reading →

Yağmur ve Deniz… Eski ajandalardan, yaş 16…

... Yağmur karşısındaydı, arkasında olduğu gibi. Ağıtlar devam etti, seslenişler sürekli! Dimdik ayakta! Pembe pespembe yanakları, soğuktan çatlamış kırmızı dudakları! İri iri açılmış yeşil gözleri! Saçları sarılmış birbirine. Sıcak yaşlar akmış gözünden, donuk gözleri erimiş! Her yanından yağmur damlıyor. Saçına toka olan damlalar, teker teker kayıyor, yorgun zemine düşüyor. Beyaz gömlek şeffaf, tenine yatmış. Boynu... Continue Reading →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑