Istanbul Modern 2018 / Hans Op de Beeck

-Cutaway 1- - lullaby in a dream- -Cutaway 2- - turmoil- -Cutaway 3- - duty behind- - Cutaway 4- -sleeping innocence - -Cutaway 5- -feminine reflection- -Cutaway 6- -nonsense-   see you next time 🙂

Advertisements
Featured post

An autumnal pain in Kazan -1-

Respects to Regina 12/10/2014 IQ Café, Kazan It was one of my regular Sunday walks. I was not walking for a healthy life or something like as. I was 17 and without boasting, I was the fastest right wing player of high school`s football team. Just only, I liked to be on my own and... Continue Reading →

Featured post

cafe orient…

It was a usual day for Eva. When morning sun was shining behind the windows of Cafe Orient; she was cleaning the coffee machine heavily with a dry textile. She was so busy and full of thoughts that she could not notice, how an old man entered in and sat on a chair, near the... Continue Reading →

Featured post

Bir postmodern zaman yalnızlığı…

... "Bir erkeğin yalnızlığını, çevresindeki kadınların sayısıyla ölçebilirsin..." diye seslice okudu adam. Beren, başını telefonun ekranından kaldırmadan ve yüzünde hiçbir duygu ifadesi olmadan, onu cevapladı. "Saçmalama!" Adam üstelemedi. Sessizce çayını yudumladı, elinde okumayı bıraktığı kitabıyla. İlkbahar güneşi etrafı ısıtıyordu. Kafenin geniş camlarının ardında yükselen şehrin ışıltılı binaları görülüyordu. Çok geçmeden kalkmaya yeltendiler. "Haftasonu birşeyler yapalım...... Continue Reading →

İblis dölü… Alıntı.

... Burası, kesinlikle birçok insanın anlayacağı manada bir meyhane değildi. Daha çok bir sığınak, kopukların hayatın kendisinden kaçıp saklandıkları bir izbeydi. Dikkate değer ve hoş olan belki de tek şey, avluyu keskin konusuyla saran feslikan çiçekleriydi. Kulağımı yan masaya verdim ve birazdan karşısına çıkacağım dayımı az da olsa tanımayı istedim. Sesi gür ve asiydi. Ancak,... Continue Reading →

An autumnal pain in Kazan -6-

... We went out of the pine-smelling cottage to the muddy street of the village. Between colourful building, we moved towards the forest beyond the road. I could walk easier than before thanks to the high boots Regina had borrowed me. The cold wind not only froze our face but also blew all the smokes... Continue Reading →

An autumnal pain in Kazan -5-

... The sky had all tones of the grey. It was like an endless trip driving among high red pine forest. The road lost its colour because of mud was laying in front of us. Our speed was too low due to old rubbish looking Soviet-style lorries and trucks occupied narrow lines. My father was... Continue Reading →

An autumnal pain in Kazan -4-

... I found my mum with her worried eyes, in front of the wide window with the view of Volga river. I was late, my face was faded and red. Those were enough for my mum to guess that I had kidnapped by the Russian mafia. She was not someone panics easily. But She would never... Continue Reading →

İntihar ertesi.

Kız on yedi, oğlan yirmi birdi. Soğuk kış gecesi, Mesarya ovası sis içinde iki sönmemiş ışıklı pencereyi gizliyordu. Gece saat 01:42. Oğlan yorgun gözleriyle kızdan gelen mesajı ardı ardına okuyup durdu. "sana dediğimi yaptım. herkes yattı burda. kimse banyodaki eksik jileti fark etmedi!" Daha kavrayıp cevap yazmadan yeni bir mesaj geldi. "yarın yepyeni bir hayat... Continue Reading →

An autumnal pain in Kazan -3-

... The entire room was wooden and there were columns supporting the ceiling above us. It was an attic converted to a pension after an incompetent decoration. There were a bed and a hanger on the right side of the entrance; on the left, a tiny bathroom with its narrow door. The further side of... Continue Reading →

Create a free website or blog at WordPress.com.

Up ↑