DOKUNUŞ

... -Neden burdasın? Yaşlı adam, bezgin bakan kara halkalı gözlerini muhatabına çevirip ciğerlerinden gelen boğuk bir sesle konuştu. -Prensip meselesi... Genç adam yüzünde geleceğini gördüğünü hissettiği adamın cevabına bir anlam veremedi. -Cinayet mi? Yaşlı adam sesini yükselterek ve açıkca göz dağı vererek yanıtladı. -Prensip dedik ya! Sustular. Son üç saattir hücrelerinde kapalıydılar ve sabaha kadar... Okumaya Devam et →

Kenar Mahallede Karlı Bir Gün

Bir süredir Haldun Abi'nin garajında çıraklık yapıyordum. Babam, madem adam olmayacak bir  meslek öğrensin diyerek beni daha yarı yıl tatili gelmeden okuldan almış, ustanın yanına verişti. Derslerim gerçekten de iyi sayılmazdı ama adımın karıştığı o olay olmasa, babam belki de orta sona kadar okumama izin verirdi. O gün beş arkadaş son iki saat olan beden... Okumaya Devam et →

Elpidas’ın Kumzambakları

... Türker Kaptan’la göz göze geldiğimizde, kirli yeşil atletinden taşmış kıllı göbeğini kaşımakla meşguldü. Ona görünmeden ve o gün kahvede kısmetime bir şey düşmeyeceğini anlayarak sıvışmaya yeltendim. Ama bana laf atması gecikmemişti. -Nerdedir bre o garasakal buban!? Türker Kaptan’ın beni ve özellikle babamı neden sevmediğini bilmiyordum. Beni her gördüğünde, sebepli sebepsiz laf söylerdi. Ya yalın... Okumaya Devam et →

250TL

... -Müşteri hizmetleri ne diyo? -Ne desinler... Koymuşlar telefona genç bir kız : Beyfendi bir şey yapamayız... sistem böyle... dilerseniz tarife değişikliğine gidebilirsiniz... -Dostum hepsi böyle bunların... sittiret! Arkadaşım Yasin öyle diyordu ama GSM şirketinin bana gözgöre göre fazla fatura çıkartmasını bir türlü hazmedemiyordum. Nerdeyse bir hafatadır bu sorunla uğraşıyordum. İtiraz ettiğim için faturayı ödemiyordum... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑