BEDEN AVCISI -15-

Fil Ada’sından Surlariçindeki anne evine dönüşüm tam 24 saat sürmüştü. Uçaklar, aktarmalar, yolcular, hostesler, insan görmekten bıkmış pasaport kontrol memurları, sabır tüketen beklemeler, ışıklı taxfree reyonları ve dahası, jetlagın çiğneyip tükürdüğü zihnimde dönüp duruyordu. Sanki Tayland’da yaşadığım herşey bir rüyaydı ve uyanmıştım.

Annem mutfakta yemek yapmakla meşgulken, ben de loş odamda uzanmış kendime gelmeye çalışıyordum. Ara sıra gözlerimin önüne Gan’ın gülüşü geliyordu. Beni havaalanında bırakırken ki son hali, kollarımdaki sıcaklığı ve açılırkapanır camlı kapıdan geçip gidişi, kavruk yüzüne vuran Tai güneşiyle hüzünlenen yüzüyle…

Havaalanlarının zebani kreşi gibi acı dolu olduğundan şüpheleniyordum hatta ayırdıkları insanların kavuşturduklarından fazla olduğuna emindim adeta.

Tatil boyunca kapalı tuttuğum telefonum, Ada’ya iner inmez açtığımda, onlarca mesaja boğulmuştu. Hiçbirine bakmadan ve beni bir hafta beklemiş herkesin biraz daha bekleyebileceğine karar vererek mesajları kendi hallerine bırakmıştım. Kim olabilirdi ki zaten? ya avukatımdı ya Olga’nın sikikavukatı ya da eski iş yerinden birileri.

Tatilim bir rüya gibi geçmişti ama gitmeden önceki tüm o zehirli düşüncelerden arınmış gibiydim. Doğası mı, hindistancevizi sütü mü yoksa sadece Gan mıydı sebebi bilmiyordum ama o kısacık sürede eski halimden eser yoktu. Ne Olga, Ne onun çok bilmiş Feminist kankası Cansın ne de bir başkası umurumda değildi. Tek derdim bir an önce iş bulmak ve kaybettiğim herşeyi yeniden kazanmaktı.

Bir iki gün dinlendikten sonra, başvuru yapabileceğim labaraturların listesini çıkartacak ve öz geçmişimi dağıtacaktım. Onlardan cevap gelene kadar da eski üniversiteli dostlara ulaşıp destek almaya çalışacaktım. Eskiden beridir hayalini kurduğum bir kozmetik işi için yardım edebileceğini umduğum bir dönem arkadaşım vardı. Okulda çok samimi değildik ama yardımsever biri olduğunu hatırlıyordum ve denemeye değerdi.

Jetlag beni fena vurmuştu ve uyku bir türlü gelmiyordu. Gözlerimi kapatmış Gan’la geçirdiğim anları düşünüyor bizi neyin beklediğini kestirmeye çalışıyordum. O sırada  telefonuma bir mesaj geldi. Yatarken sesini kısmamış olduğum için kendime kızdım ama yine de yerimden kalkmadım. Sonra bir yenisi daha geldi ve daha kendime kızmaya fırsat bulmadan bir yenisi daha…

Yerimden kalkmadan elimi uzatıp onu aldım ve el yordamıyla telefonun kapatma düğmesini bulup tamamen kapattım.

En nihayetinde uyumayı başardığımda, saat hesabını kaybetmiş halde uzun süre uyudum. Gözlerimi araladığımda gecenin en karanlık vaktiydi. Annemin beni yemek için bile uyandırmadığını anlamıştım ve başımda alt edemediğim bir sersemlik hissi vardı. mesanem biraz daha çatlayıp ortalığı ıslatacakmış gibi şişmişti. Güçlükle doğrulup karanlık odaya baktım. Tahta pencerenin panjurundan ince bir ışık hüzmesi bir askılık gibi kullandığım hasır iskemlenin üzerine vuruyordu.

Lavaboda işimi bitirip döndüğümde kendime gelmiştim. Saat hesabı yaptığımda o an Tayland’da günün yeni başladığını anlamıştım. Telefona sarılıp açtım; Gan’a birşeyler yazmak için düşünürken yeni bir mesaj geldi. İnat etmekten vaz geçtim.

Onlarca mesaj vardı ve çoğu indirim sezonunu açtığını tellal eden mağzalardan, ya da beni çok sevdiğinden (!) olacak yeni tarifelerden bahseden GSM operatörümdendi. Ama arada tanımsız bir numaradan mesajlar vardı ve sonradan anladım ki hepsinde aynı cümle yazılmıştı.

“Kaan beni ara lütfen. Doruk”

Doruk ve “lütfen demek”, birşeyler kesinlikle yolunda değildi. Ama umursamak istemiyordum. Senelerdir görmediğim ve karşıma son çıkışında tüm dünyamı yıkan adamın yine ortaya çıkması canımı sıkmıştı. Jetlag bile içimde birikmeye başlayan nefreti ve kini durdurmaya yetmiyor gibiydi. Sanki bir perde yırtılmış ve Tayland’da unuttuğum tüm geçmişim içinde Olga ve onun o sikikavukatıyla birlikte o yırtıktan üzerime akıp duruyor gibiydi.

Kalbim hızla çarpmaya ve nefesim kesilmeye başlamıştı. Lütfen ve Doruk… Bela kokusu alıyordum. gözlerimi yumdum ve sakinleşmeye çalıştım. Olmuyordu.

…..

-Özel nedenlerden dolayı Beden Avcısı Serisine ara vermek zorunda kaldım.  Yakın zamanda tekrar yazmak ümidiyle. Teşekkürler-

BEDEN AVCISI -15-’ için 4 yanıt

Add yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: